1. YAZARLAR

  2. Muhammed Kaan İnal

  3. Ak Parti'nin Başarısı
Muhammed Kaan İnal

Muhammed Kaan İnal

Yazarın Tüm Yazıları >

Ak Parti'nin Başarısı

A+A-

Türkiye seçime 5 kala, ‘ 16 yıllık Ak Parti iktidarı yeniden iktidara gelecek mi?’ sorusunun da cevabını arıyor.  Görünen o ki, hala en çok oyu alan parti , -16 yıla rağmen-  Ak Parti. Peki, bunun sırrı ne? 

Bana göre Ak Parti, soğuk savaş metotlarıyla başarıyı yakalıyor. Ak Parti'nin siyasi başarısının en önemli nedenlerinden birisi 1991'de SSCB'nin dağılmasıyla son bulan Soğuk Savaş durumunu azami düzeyde sürdürebilme ve iki taraftan birisine hücum ederken diğerinin örtülü desteğini sürekli sağlayabilmesindedir. Nasıl mı?

Ak Parti'nin başarısı, farklı kesimleri kutuplaştırmakta yatmıyor sadece, başarısı aynı zamanda bu kutuplaştırdığı kesimlerin örtülü desteğini alarak, kutupların sembollerini "tu-kaka" ilan etme ve ötekileştirme becerisinde yatıyor. Zaten Ak Parti'nin kutuplaştırma başarısı da tamamen bu yeteneğinden kaynaklanıyor. Peki bu kutuplaştırma ve sembol ötekileştirmesinden  ‘son kazanan taraf’  kim oluyor? Cevap apaçık ortada:
 'Siyasal İslam'. 

Türklüğe ait sembolleri solun ve liberallerin desteğini alarak silmeye yeltenen, ötekileştirmeye çabalayan ve bu çabalarında da belli bir düzeyde başarı elde eden Ak Parti,  bu sembollerin yerine neyi kodluyor olabilir? Cevap apaçık ortada:
İslami semboller! 

Solun hepsini "terörist" ilan ederek milliyetçilerin desteğini alıp, sol değerleri silmeye yeltenen, ötekileştirmeye çabalayan ve bu çabaların da belli bir düzeyde başarı elde eden Ak Parti,  soldan (sendikalar, dernekler vs.) boşalan, tu- kaka edilen sosyal değerlerin yerini ne ile dolduruyor? Cevap yine  apaçık ortada:
Cemaatlerle!

Ancak sözüm ona,  cemaat denen feodal yapıların solun tarihsel kazanımlarının tamamına karşı olduğu da aşikârdır.  Peki, bu danstan, sürekli örtülü ittifakla tu-kaka edilmekten, sürekli erozyona uğratılmaktan asıl kaybeden nedir? İşte bu sorunun cevabı çok manidar, seküler ve laik değerlerdir. Sınıf üzerinden kurulan oydaşmada da, milli değerler üzerinden kurulan oydaşmada da en büyük ortaklık olan -iki kutup ne kadar farklı tanımlar yapsa da- sekülerlik ve laiklik. Neden manidar? Manidar,  çünkü iki taraf da Ak Parti'nin siyaseti İslam üzerinden kurmasından, toplumsal alanı bu değerler ile doldurmaya çalışmasından rahatsızdır.

 İki taraf da kılık kıyafetine, yiyip içtiğine, cinsiyet temelli yaklaşımlarına ve daha nicelerine karışmasından ve dini duyguları körükleyerek adeta kendisine "militan" yaratmasından son derece rahatsızdır. İki taraf da kendi değerlerine saldırıda bulunulmasından, hakaret edilmesinden, tu-kaka ilan edilmesinden ve daha nicelerinden rahatsız. İki tarafta karakteri itibariyle antiemperyalisttir. Tüm bu rahatsızlıklara rağmen, söylemde bir araya gelip bu "dini köktenciliğe" son vermeliyiz diyenler, Ak Parti erozyon politikası uygulandığında, birbirlerinin değerlerine saldırılmasına örtülü destek vermekten, bu işe mum tutmaktan geri kalmıyorlar. Ne yazıktır ki iki tarafta hala bunun farkına varabilmiş görünmüyor. İşte tam da bu noktada; çok uzak değil 1980 Darbesi'ne gelen süreçte bu iki tarafın birbiriyle mücadelesinden zaferle çıkanın kim olduğuna bakmak gerekir. 1980 Darbesi'nden sonra iki kutup çok büyük darbe yerken ve toparlanamazken, siyasal İslam bu kavgadan alan kazanarak, taraftar kazanarak çıkmıştır. Ak Parti,  bu sembol ve değer erozyonu politikası ile bu iki kutbun ayağa kalkmasını, iki kutbunda kendisiyle mücadele etmesini engellemektedir.

İki kutup hala şunu düşünememektedir ve bu durum son derece üzüntü vericidir. Bu aşamada sorulması gereken sorular vardır:

 ‘’Karşı tarafı küstürmeden, değerlerini erozyona uğratmadan, 'solu' nasıl makul düzeyde 'milliyetçi' haline getiririm ya da 'milliyetçileri' nasıl 'aşırılıktan' çıkarabilirim? Ortak milliyetçi anlayışa ya da çok kültürlü bir anlayışa nasıl karşımdakini ikna edebilirim? Karşılıklı nefrete nasıl son verebilirim?’’... 

Bu gibi sorular sorulmadıkça ve bu gibi sorulara cevap üretilmedikçe, ne kadar ittifak kurulursa kurulsun dağılmaya ve siyasal islama, dini köktenciliğe, anti sekülerizme, anti laikliğe karşı ne kadar mücadele edilirse edilsin başarısız olunmaya mahkumdur.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum