1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. 29 Eylül Dünya Kalp Günü
29 Eylül Dünya Kalp Günü

29 Eylül Dünya Kalp Günü

Dünyada ve ülkemizde yaşamı tehdit eden sağlık sorunları arasında ilk sırada yer alan “Kalp ve Damar Hastalıkları”na dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı sağlamak amacıyla her yıl 29 Eylül “Dünya Kalp Günü” olarak çeşitli etkinliklerle kutlanıyor

A+A-


Her yıl 17.5 milyon kişinin yaşamına kaybetmesine yol açan kalp ve damar hastalıkları, küresel olarak bir numaralı ölüm sebebi… 29 Eylül Dünya Kalp Günü etkinlikleriyle, kalp ve damar sağlığı konusunda farkındalığın artırılması hedefleniyor.

Dünya Kalp Federasyonu kararıyla, ilk olarak 2014 yılında düzenlenen 29 Eylül Dünya Kalp Günü ile her yıl tüm dünyada 17.5 milyon kişinin yaşamını kaybetmesine neden olan kalp hastalıkları ve inmenin başlıca ölüm nedeni olduğuna ilişkin insanları bilgilendirmek amaçlanıyor. Uzmanlar, tütün kullanımı, sağlıksız beslenme ve fiziksel aktivite yoksunluğu gibi başlıca risk faktörlerinin kontrol altına alınması ile kalp hastalığı ve inmeye bağlı erken ölümlerin en az %80’inin önlenebileceğini vurguluyor.
 


29 Eylül Dünya Kalp Günü

Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’nün 29 Eylül Dünya Kalp Günü dolayısıyla yaptığı açıklamaya göre, kalp ve damar hastalıkları küresel olarak bir numaralı ölüm sebebi. Kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölümlerin artarak, 2030 yılında 22,2 milyona ulaşacağı tahmin ediliyor.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2012 yılında tüm dünyada bulaşıcı olmayan hastalıklara bağlı ölümlerin yüzde 46,2’si (17,5 milyon) kalp ve damar hastalıkları nedeniyle gerçekleşiyor. Ülkemizde 2013 yılında ölen her 5 kişiden ikisinin kalp-damar hastalığına bağlı nedenlerden öldüğü belirlendi.
 


Kalp hastalıklarında risk faktörleri

Davranışsal risk faktörleri yani; sağlıksız beslenme, yetersiz fiziksel aktivite, tütün kullanımı ve alkol kullanımı koroner kalp hastalığının %80’inden sorumlu. Kardiyovasküler hastalıkların çoğu risk faktörleriyle mücadele edilerek engellenebilir. Risk faktörlerinin kontrolü ile kalp ve damar hastalığı görülme sıklığının yarıya indirilebileceği bildiriliyor.

Sağlıksız beslenme ve yetersiz fiziksel aktivite etkisiyle bireylerde kan basıncında yükselme, kan şekeri yüksekliği, kan lipidlerinde yükselme, fazla kilo veya obezite görülür.

Sosyal ekonomik faktörler ve kültürel değişiklikler (küreselleşme, şehirleşme) toplumun yaşlanması, stres, herediter faktörler kardiyovasküler hastalıkların diğer belirleyicileri.
 


40 yaş üstü bireylerde risk hesaplaması

40 yaş üstü her birey için kardiyovasküler riskin hesaplanması ve varsa davranışsal risk faktörlerine uygun müdahaleler ile kalp krizi, inme, kalp yetmezliği ve diğer komplikasyonların gelişmesini önleyebilecek tedbirlerin alınması;

Her bir bireyin kalp ve damar hastalıklarına yol açan davranışsal risk faktörleri ile ilgili farkındalığının artırılması ve hasta olmamak için riskli davranışlarını olumlu davranışlara değiştirmesi için teşvik edilmesi öneriliyor.

Kalp ve damar hastalıkları riskini azaltmak için neler yapılmalı?

Sağlıklı kalmak ve kalp ve damar hastalığına yakalanma riskinden uzak durmak için;

Sağlıklı beslenin,

Düzenli fiziksel aktivite yapın,

Tütün ve tütün ürünleri kullanmayın,

Alkol kullanmayın,

Kardiyovasküler riskinizi öğrenin,

Kilolu veya obez olup olmadığınızı öğrenin,

Kan basıncınızı öğrenin,

Kan şekerinizi öğrenin,

Kan lipidlerinizi öğrenin,

Hekiminizin verdiği sağlıklı yaşam önerilerine uyun.
 


“Benim Kalbim, Senin Kalbin”

Dünya Kalp Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yapan Türk Kardiyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kemal Erol, Dünya Kalp Federasyonu tarafından oluşturulmuş bu aktiviteye Türk Kardiyoloji Derneği olarak destek verdiklerini bildirdi. Erol, her yıl kalp damar sağlığına yönelik yeni bir slogan işlendiğini, bu yılın sloganlarının da “Benim Kalbim, Senin Kalbin”, “Kalbim İçin, Kalbiniz İçin, Hepimizin Kalbi İçin Söz Ver” olduğunu kaydetti.

Tüm ölümlerin yüzde 40’ının dolaşım sistemi hastalıklarına bağlı geliştiğini vurgulayan Erol, “Bu sebeple kalp damar hastalıklarına neden olan risk faktörlerinin iyi bilinmesi, koruyucu önlemlerin alınıp toplum düzeyinde öğretilmesi ve uygulanması ile hastalık gelişiminin önlenmesi ve azaltılması toplum sağlığı açısından çok önemlidir” ifadelerini kullandı.
 

akdeniz-diyeti-gidahatti

 

Kalp-damar sağlığına en uygun diyet; Akdeniz Diyeti

“Sigara içmeyelim, yanımızda içilmesine de müsaade etmeyelim” ifadesini kullanan Erol, pasif içiciliğin kap damar hastalığı riskini artırdığını belirtti. Kolesterol düzeylerinin kontrol ettirilmesinin önemli olduğuna işaret eden Erol, şu önerilerde bulundu:

“Yüksek tansiyon hastasıysanız tuzsuz diyet, hareketli yaşam, şişmanların kilo vermesi gibi yaşam biçimi değişiklikleri yanında, gerekiyorsa hekim kontrolünde kan basıncını düşürücü tansiyon ilaçlarımızı düzenli kullanalım ve kan basıncımızı büyük tansiyonu 140 mmHg’nin küçük tansiyonu 90 mmHg’nin altında tutalım.

Şeker hastalığımız varsa diyetimize dikkat edelim, sıkı kan şekeri takibi yapalım.

Fazla kiloluysak diyetimize dikkat edelim, bol yürüyüş, spor ve kalori alımını azaltarak ideal kiloya düşelim.

Günde 30-45 dakika tempolu yürüyüş veya 10 bin adım atmaya çalışalım.

Sağlıklı beslenelim, bugün için kalp damar sağlığına en uygun diyet Akdeniz tarzı diyettir. Doymuş yağların az olduğu, sebze, meyve, balık, zeytinyağının tercih edildiği Akdeniz tarzı beslenelim. Stres ve sıkıntıdan uzak duralım.”
 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.