Sadullah Özcan

Sadullah Özcan

12 Adalar ve Libya

A+A-

Bu yazıyı kaleme aldığım saatlerde Türkiye Büyük Millet Meclis’i Libya’nın çağrısı üzerine asker gönderme tezkeresini görüşme hazırlığındaydı. Siz bu yazıyı okurken tezkerenin Meclis’ten geçmiş ve yürürlüğe girmiş olacak.

İbni Haldun “Coğrafya kaderinizdir” der. İlave etmekte yarar vardır. Kader ise gayrete âşıktır. Bu toprakları vatanımız kabul ediyorsak kaderimizin önümüze çıkardığı zorlukları gayretimizle aşmamız gerekmektedir.

Bir dost meclisinde sohbet ederken konu Libya’ya ve Libya’daki gelişmelere geldi. Çevrenizde olup biten her olayın önemi bir birinden farklıdır. Gelişmelerin önemini günlük bakış açıları ile değil asırları aşan gözlerle bakmadıkça kavramamız imkânsızdır.

Bugün Türkiye’nin Libya’daki gelişmelere neden bigâne kalmaması gerektiği de bu çerçevede büyük önem kazanır. Eğer geçmiş göz önünde bulundurulmaz, sadece günlük gelişmeler gibi bakılırsa gerçeklerden uzak başınızı kuma gömmüş oluruz.

O dost sohbetinde “Birinci Dünya Savaşı öncesi elimizde Libya gitmemiş, 12 Adaları da İtalyanlara kaptırmamış olunsaydı, İstanbul’un işgali kolay olur muydu?” şeklinde bir soru yöneltildi. Mustafa Kemal’de dâhil devrin en iyi askerlerinin İtalyanlara karşı gönüllülük içerisinde Libya’ya gidişleri Trablusgarp’ta savaşmalarının cevabı önemlidir.

Bu arada 12 adalar hangileridir? Bilinmesinde yarar vardır çünkü Trablus ve 12 Adalar İstanbul’a uzanan bir zincirin halkalarını oluşturur; 1-Astypalaia –( İstanbulya) 2-Halki – (Herke, Hereke, Herkit) 3-Kalymnos – (Kilimli, Kelemez) 4-Karpathos – (Kerpe) 5-Kasos – (Kaşot, Çoban) 6-Kos – (İstanköy) 7-Leros –( İleriye, İleryoz) 8-Nisyros – (İncirli) 9-Patmos – (Batnaz) 10-Rhodes – (Rodos) 11-Symi – (Sömbeki) 12-Tilos – (İlyaki, İlleki, Papazlık, Piskopi, İlkil)

Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra da Libya’ya karşı ilgimizin kesilmediğini Sadullah Koloğlu’nun Başbakan oluşundan fark edebiliriz. Meşhur hariciyecimiz Orhan Koloğlu’nun babası. Libya’nın ilk Başbakanıdır.

Libya’nın Anadolu ile bağı elimizden çıkan birçok Osmanlı toprağından daha kuvvetlidir. En az Balkanlar ve Kafkaslar kadar sağlam bir potansiyel bulunuyor.

Libya meşru hükümeti ile yaptığımız “Ekonomik Münhasır Alan” anlaşması ile bir anda ABD, Rusya, Fransa, İngiltere gibi emperyal, Mısır, İsrail, Yunanistan gibi komşu ülkelerin tepkisi ve şaşkınlığı nasıl bir damara bastığımızı gösteriyor.

Tarih tekerrür ediyor. 1911’de Trablus elimizde iken ege adaları ve balkanlar da elimizdeydi. Şimdi Trablus ve Libya ile kurulacak köprüler kısa zamanda adalar ve balkanlar sorununu çözmese de Ankara’nın ve İstanbul’un güvenliği açısından önemli bir adım olacak.

Şunu unutmamak gerek elde ettiğimiz küçük bir imkân daha büyük bir stratejik avantajın anahtarıdır. Elinize geçen küçük imkânları kullanamazsanız bu sefer sahip olduğunuz stratejik avantajları kaybedersiniz.

Libya’da önemli bir imkân elde edilmiştir. Bu imkânının stratejik avantaja döndürülmesi gerekmektedir. Türkiye büyük devlet olmayı hak ediyorsa Libya’da ölümüne kendine destek vermek isteyen kesimlerin imhasını önlemelidir. Türk askerinin Libya’da konuşlanması büyük hamledir.

Fakat bölge uzmanlarından gelen bilgilere göre Libya’nın ihtiyacının askerden çok stratejik malzeme olduğudur. Öncelikle Trablus’un Hafter’e karşı hava savunma sistemleri ile güçlendirilmesi gerektiği bilgileri geliyor. Hafter kara gücü yönü ile zayıftır. Bu nedenle Trablus yönetiminin Hafter karşısında elinin güçlenmesi için hava savunma sistemlerine ihtiyaç olduğu vurgulanıyor.

Libya’da Türkiye bir tarafı ile Hafter güçleri ile de uzlaşmanın peşindedir. Doğru bir stratejidir. Özellikle Hafter’i destekleyen aşiretlerle teması kuvvetlendirmelidir. Fakat Hafter güçleri ile varılacak uzlaşma hava üstünlüğü dengelenmedikçe uzun süreli olmayacaktır. O nedenle Türkiye Libya’da ancak tarafların dengelendiğini gördüğü anda eşit mesafede davranması uygun olacaktır. Aksi takdirde büyük stratejik hata ile karşı karşıya kalır.

Kısaca Libya’da elde ettiğimiz avantaj Akdeniz ve Ege’de 110 yıl önce kaybettiğimiz stratejik üstünlüğümüzün geri kazanımı için önemli bir adım.

Cuma’nın hayrı üzerinize olsun…

Önceki ve Sonraki Yazılar